Abdurrahman Dilipak’tan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na sert tepki

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul sözleşmesini savunduğunu belirterek, “İstanbul sözleşmesi” “bal ’a katılan ağu”dur…

Abdurrahman dilipak'tan ali babacan ve ahmet davutoğlu'na sert tepki

Abdurrahman Dilipak'tan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'na sert tepki

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul sözleşmesini savunduğunu belirterek, “İstanbul sözleşmesi” “bal ’a katılan ağu”dur. Cehennemin yolları iyi hedef taşları ile döşelidir.” dedi.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, “Gelecek” derde “Deva” olur mu?3 başlıklı yazısında Babacan ve Davutoğlu’nu amaç alarak İstanbul sözleşmesine aleyhinde hitabe almamakla eleştirdi.

Dilipak, her iki ismi, “Düne dair bir hesaplaşma değil. Geleceğe ilişkin bambaşka bir beklenti yok. Peki ayrı tabanlardan mı oy istiyorlar. Kadroları birbirine ne yakın ne de farklı. İkisi de “lider partisi”!. O dönem bitti, ne ideoloji, ne lider, yeni bir yöntem bulmak lüzum.” sözleriyle değerlendirdi.

“Her Zaman eski olağan dönemin kavramları ve kurumları ile açıklamaya çalışıyorlar dünyayı”

Kurtarıcı, karizmatik lider döneminin sonuna gelindiğini gösteren Dilipak, “Biri ekonomiyi önceliyor, bir diğeri dış politikayı, her ikisi de gençliği hedef almış geleneği reddetmeyen, fakat farklı ve yeni bir Türkiye ’den laf ediyorlar lakin o yönde bir gelecek vizyonu, gelecek tasavvuru sunamıyorlar, hep eski adi dönemin kavramları ve kurumları ile açıklamaya çalışıyorlar dünyayı.” diye yazdı.

“Bu fıtrata açık ve vahşi bir meydan okumadır”

ABD seçimleri sırasında yaşananları, AB ülkelerinde yaşananları andıran Dilipak, yazısına şöyle devam etti:

“Globalistlerin sözlüğünde “Eski insan” değil artık, siz hangi Halktan laf ediyorsunuz. Savunduğunuz “İstanbul sözleşmesi”, “Toplumsal cinsiyet”ten söz ediyor. Bu fıtrata açık ve kaba bir meydan okumadır aslında. Bu düşünce, dindar, ahlaki bir düşünce olamaz. Bu fikir din ve ahlaktan söz edemez. Fıtrattan, tür emniyetinden laf edemez. Lut kavminin helakine sebeb olan bir fitneyi görmezden gelemez! “Din, ahlak ve gelenekten bağımsız BİREY”lerin hiçbir değere sadakati olmayacaktır. Cinsiyeti bile GENDER biçiminde LGBTIQ+ olarak tanımlanan, “cinsiyetsiz bir toplum”dan laf edilirken sessiz kalanlar ve bu işi savunanlara insanların cevabı sert olacaktır.

“İstanbul sözleşmesi” “bal ’a katılan ağu”dur. Cehennemin yolları iyi gaye taşları ile döşelidir. İlk seçimde, maske, aşı, Chip, 5G ve İstanbul sözleşmesinin gölgesi sandığın üstünde olacak! Benden söylemesi. Unutmayalım ancak, bu dünyada sadece yapıp-söylediklerimizle yok, yapıp-söylemediklerimizden de hesaba çekileceğiz. “

Abdurahman Dilipak’ın yazısının tamamı

Bir cevap yazın