Oruç tutmak kalbi rahatlatıyor ama doktorunuza danışın!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, kalp hastalarının Ramazan'da doktor onayı olmadan oruç tutmasının ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulundu.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
İSTANBUL / TÜRKİYE — Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarının "doktorundan gizli" hareket etmemesi gerektiğini belirterek, kontrolsüz diyabet, tansiyon ve kolesterolün kalp krizini tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Oruç tutmanın sempatik sinir sistemini baskılayarak kalp hızı ve büyük tansiyon üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Karabulut, buna karşın kardiyovasküler açıdan risk grubunda yer alan hastaların hekim onayı olmadan beslenme düzenlerini değiştirmesinin hayati tehlike oluşturabileceğini vurguladı. Uzman, kış aylarında oruç tutmanın yaz mevsimine göre daha konforlu görülse de klinik tablonun her hasta için özel olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Orucun kalp üzerindeki tedavi edici etkisi
Orucun hem fiziksel hem de ruhsal sağlık üzerinde "tetikte tutan" bir uyarıcı etkiye sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Karabulut, bu sürecin kalp sağlığına katkılarını şöyle özetledi: "Sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlemlenir. Bu düşüşle birlikte hastalarda göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetler azalır. Ayrıca, kalp hastalarında sıklıkla görülen 'yarım adam oldum' psikolojisi ve depresyon durumu, orucun manevi etkisiyle iyileşme gösterir. Kan şekeri ve kolesterol kontrolünün kolaylaşması ise damar sağlığı üzerinde uzun vadeli iyileşmeler sağlar."
Hangi kalp hastaları için oruç tehlikeli olabilir?
Orucun sadece sağlıklı bireyler için tıbbi açıdan sorunsuz olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karabulut, şu grupların oruç tutmasının önerilmediğini belirtti:
-
Ağır Kalp Yetmezliği: Kalbin pompalama gücünün ciddi oranda azaldığı durumlar.
-
Yeni Müdahaleler: Son 3 ay içinde kalp ameliyatı, balon veya stent işlemi geçirmiş olanlar.
-
Kontrolsüz Tansiyon: Tedaviye rağmen tansiyonu normal sınırlara çekilemeyenler.
-
İlerlemiş Kapak Hastalığı: Cerrahi müdahale aşamasına gelmiş kapak sorunları.
-
İlaç Bağımlılığı: İlaç saatleri iftar ve sahur düzenine göre teknik olarak ayarlanamayan kronik hastalar.
Kalp hastaları için Ramazan’a özel 10 kritik öneri
Prof. Dr. Karabulut, oruç tutmasına izin verilen kalp hastalarının iftar ve sahurda yapacağı hataların kalp krizini tetikleyebileceğine dikkat çekerek 10 altın öneride bulundu:
-
Mideye Bir Anda Yüklenmeyin: İftarda hızlı ve çok yemek yemek, kanı sindirim sistemine toplar ve kalbin yükünü artırır; bu durum tansiyon fırlamasına ve çarpıntıya neden olur.
-
İlaç Saatlerini Şaşmayın: İlaç kullanımını asla aksatmayın. Doktorunuzla birlikte sahur ve iftara uygun yeni bir ilaç planı oluşturun.
-
Sigara ile İftar Açmayın: Uzun süreli açlık sonrası ilk nefes olarak çekilen sigara, damarlarda ani büzülmeye ve kalp krizine yol açabilir.
-
Pide Tüketimini Sınırlayın: Beyaz un kalbin düşmanıdır. Ramazan pidesini küçük bir dilimle sınırlayıp tam tahıllı ekmeklere yönelin.
-
Ağır Yemeklerden Kaçının: Kızartma ve şerbetli tatlılar yerine, zeytinyağlı sebze yemekleri ve hafif sütlü tatlıları tercih edin.
-
Tuz Tüketimine "Dur" Deyin: Ramazan'da artan tuz tüketimi tansiyonun en büyük tetikleyicisidir. Sofradan tuzluğu kaldırın.
-
Su Tüketimini Hedefleyin: Şerbet ve gazlı içecekler yerine su için. İftar ile sahur arasında vücudun pıhtı riskini azaltmak için en az 1,5 litre su tüketin.
-
Sahura Mutlaka Kalkın: Sahuru atlamak gün içinde tansiyon ataklarına neden olabilir. Sahurda bir avuç ceviz veya fındık tüketmek damar sağlığını destekler.
-
Uyku Düzenini Koruyun: Uykusuzluk kalbi yorar. Gece bölünen uykuyu akşam erken yatarak telafi edin; gündüz uykusunu bir saatle sınırlayın.
-
İftar Sonrası Yürüyüş Yapın: Yemekten hemen sonra uzanmak kalbi zorlar. İftardan bir süre sonra yapılacak kısa yürüyüşler sindirimi ve dolaşımı rahatlatır.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, "Oruç bir ibadet olduğu kadar sağlık açısından da disiplin gerektirir. Kalp hastalarımız bu kurallara uyarak hem manevi huzuru bulabilir hem de kalplerini koruyabilirler" diyerek sözlerini tamamladı.













