İsrail ve ABD'nin İran saldırılarına Rusya neden sessiz kaldı?

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarına karşı Tahran'ın yakın müttefiki Rusya'nın sessiz kalması ve sadece kınama mesajlarıyla yetinmesi, stratejik nedenleri gündeme getirdi.

İsrail ve ABD'nin İran saldırılarına Rusya neden sessiz kaldı?

Ahmet Taş | Siyasetin Sesi

MOSKOVA, RUSYA — ABD ve İsrail'in cumartesi günü İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından, Tahran rejiminin en güçlü müttefiklerinden olan Rusya'nın aktif bir destek sağlamaması uluslararası arenada dikkat çekti.

BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ve Moskova'dan gelen kınama açıklamalarıyla sınırlı kalan bu tepki, "Rusya niye geri planda kalıyor?" sorusunu beraberinde getirdi. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov ise konuyla ilgili kendisine yöneltilen bir soruya, İran tarafından kendilerine yardım yönünde bir talep iletilmediği yanıtını verdi.

Tahran'dan "somut destek" beklentisi boşa mı çıktı?

DW'nin aktardığı analizlere göre, uluslararası ilişkiler uzmanı Mojtaba Hashemi, Tahran'ın aslında Moskova'dan askerî-teknik işbirliğinin geliştirilmesi, istihbarat paylaşımı ve net bir caydırıcı mesaj gibi somut adımlar beklediğini, ancak bu beklentilerin boşa çıktığını belirtti.

George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Mohammad Ghaedi ise bu durumun şaşırtıcı olmadığını, Tahran'da Rusya'ya güven konusundaki kuşkuların zaten uzun zamandır var olduğunu hatırlattı. Ghaedi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın 2025 Haziran'ındaki 12 gün savaşı sonrası söylediği, "Dost bildiğimiz ülkeler bize savaşta yardım etmedi" sözlerine dikkat çekti. Buna karşın Ghaedi, İran rejiminin özellikle de Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi nedeniyle Moskova ile yakın bağları korumaya çalışacağını savundu.

Ekonomik ve stratejik boyut: Yaptırımlar ve İHA'lar

Rusya ve Ortadoğu uzmanı Nikita Smagin'e göre, iki ülke arasındaki ortaklığın ideolojik bir yönü bulunmuyor; ancak uluslararası yaptırımlara tabi olmaları onları birbirine yakınlaştırıyor. Smagin, "Türk ya da Mısır'dan farklı olarak İran'ın Batı'nın baskısı karşısında Rusya ile ticareti kesme olasılığı yok" değerlendirmesini yaptı.

İran'ın stratejik önemi, özellikle Ukrayna savaşıyla birlikte daha da arttı. ABD merkezli düşünce kuruluşu Donanma Analizleri Merkezi (CNA) uzmanı Julian Waller, 2023'ten itibaren Rusya'ya teslim edilmeye başlanan İran yapımı Şahid İHA'larının savaşta önemli bir rol oynadığını kaydetti. Ayrıca iki ülkenin 7 bin 200 kilometre uzunluğundaki Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru projesinde de işbirliği yaptığı ve koridorun yüzde 75'inin tamamlandığı biliniyor. Chatham House'tan Gregoire Roos ise İran'ın yaptırımları baypas etme konusundaki uzun yıllara dayalı tecrübesiyle Rusya'ya akıl hocalığı yaptığını da ekledi.

Çatışmanın Rusya'ya olası avantajları ve riskleri

Uzmanlar, İran'daki çatışmaların uzamasının Moskova'ya bazı avantajlar sağlayabileceğine de işaret ediyor. Chatham House'dan Roos, uluslararası ilginin Ukrayna'dan Orta Doğu'ya kaymasının ve Washington'un ikinci bir cepheyi sürdürmekte zorlanmasının Rusya'nın işine yarayacağını belirtti.

Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı büyük ölçüde trafiğe kapatması sonucu artacak olan petrol ve doğal gaz fiyatlarının, enerji üreticisi Rusya'ya ekonomik rahatlama sağlayabileceği düşünülüyor. Julian Waller, fiyatların yüksek kalmasının Moskova'ya Ukrayna savaşını finanse etmek için uyguladığı yerel vergileri düşürme fırsatı verebileceğini ifade etti.

Ancak Roos, İran rejiminin devrilmesi durumunda Rusya'nın Avrasya bölgesindeki etkisini önemli ölçüde kaybedeceği uyarısında bulunarak, Moskova'nın bu süreçten yara alabileceğini vurguladı. Hashemi de yeterli destek verilmemesinin iki ülke arasındaki bağları koparabileceğine dikkat çekti.

www.siyasetinsesi.com